Recep Taşcı Din, Siyaset ve Yaşama dair makaleler.

Cumhuriyet

C

Cumhuriyet, devlet yönetim biçimini ifade eden politik bir kavram.

XIV Louis1; Devlet Ben’im demiş… Acaba şu an bizi yönetenler tam olarak ne diyorlar kulağınıza geliyor mu?

Hükûmet başkanının, halk tarafından belli bir süre için ve belirli yetkilerle seçildiği yönetim biçimidir. Egemenlik hakkının belli bir kişi veya aileye ait olduğu monarşi2 ve oligarşi3 kavramlarının karşıtıdır. Cumhuriyet kavramı genel olarak temsili demokrasinin uygulanmasını ifade eder ve genel olarak yönetim biçimi açısından ikiye ayrılır, Sembolik ve Etkin Cumhurbaşkanlığı.

Sembolik Cumhurbaşkanlığı: Ülkeyi ve milleti temsil eden seçilmiş bir kişinin devletin başında bulunmasıdır. Sadece temsil yetkisi vardır. Meclis veya halk tarafından seçilebilir. Fiili idare görevi ve sorumluluğu yoktur. Tüm yetkiler başbakandadır.

Etkin Cumhurbaşkanlığı (Yarı veya Tam Başkanlık): Geniş yetkileri vardır ve başbakan üzerinde bağlayıcıdır. Genellikle halk tarafından seçilir.

Gerçek anlamda bir ülkenin Cumhuriyet ile yönetilmesi bir çok kritere bağlıdır ülke isminin başında cumhuriyet olması o ülkenin bir tiran4 veya diktatör5 tarafından yönetilemeyeceği anlamına gelmiyor, seçimle bir kez iktidarı eline almış kimseler yasaları istedikleri gibi kullanarak mutlak bir güç elde edebiliyorlar. Bunun önüne geçebilmek için Kuvvetler Ayrılığı denilen yasama, yürütme ve yargı erklerinin6 birbirinden ayrılması şeffaflığı sağlar ve bir erkin elinde aşığı güç yoğunlaşmasını engelleyerek daha demokratik bir yönetim sağlanır bunun için en önemli faktör ise bağımsız ve tarafsız bir yargıdır.

Daniel Defoe7, eğer imkânları olsa tüm insanlar Tiran olmak ister diyor, haklıda bir kez gücün tadını almış kimseler her ne pahasına olursa olsun asla kendi istekleri ile onu terk edemezler. İşte tamda  Cumhuriyet ile yönetilen ülkelerde demokrasi için seçimler ve bağımsız yargı burada devreye giriyor.

Bazı diktatörler; Benito Mussolini, Adolf Hitler, Nikolay Çavuşesku, Saddam Hüseyin, İdi Amin, Muammer Kaddafi, Hideki Tojo, Pol Pot, Slobodan Milosevic…

Hepsinin ortak yönü genellikle seçimle iktidarı ele geçirip bir daha bırakmamaları, iktidarda kaldıkları süreler boyunca milyonlarca insanın ölümüne neden olmaları, özgürlükleri kısıtlamaları, ülkelerinin isimleri veya yönetim şekli genelde demokratik-cumhuriyettir ve sonları hep aynı olmuştur.


1 Louis-Dieudonné de France veya XIV. Louis: Fransa’nın en uzun süre tahtta kalan kralıdır. 1643-1715 yılları arasında 72 yıl Fransa krallığı yapmıştır.

2 Monarşi: bir hükümdarın devlet başkanı olduğu bir yönetim biçimidir. Saltanatın bir başka adıdır. Seçim dışı yöntemler kullanılır. Bu hükümdar, Türkçede kral, imparator, şah, padişah, prens, emir, kağan, hakan gibi çeşitli adlar alabilir.

3 Oligarşi: küçük ve ayrıcalıklı bir grubun iktidarda olduğu yönetim şeklidir. Genellikle bu grubun bencilce ve görevlerini kötüye kullanarak gerçekleştirdiği, despotça bir yönetim şeklidir. Oligarşinin üyesi ya da destekçisi olan kişi ya da grupları tanımlamak için “oligark” terimi kullanılır.

4 Tiran: Eski Yunan’da, siyasal gücü tek başına elinde tutan kimse.

5 Diktatör: Emir veren dikte ettiren. Elinde mutlak ve sınırsız bir otoriteye sahip olan. Günümüzde ise diktatör tanımı daha çok özgürlükleri kısıtlayan, yetkilerini kötüye kullanan, mualefet ve muhalif basını bastıran liderler için kullanılır.

6 Yargı Erki: İş yapabilme veya istediğini yaptırabilme gücü.

7 Daniel Defoe: İngiliz yazar ve gazeteci.

Yorum Ekle

Yazan: Recep
Recep Taşcı Din, Siyaset ve Yaşama dair makaleler.